301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
01 Şubat 2021 - Pazartesi 10:58 Bu haber 69 kez okundu
 
İhtiyacımız Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem
İkinci Yüzyıl Derneği Sözcüsü Melih Morsünbül, geride bırakmaya hazırlandığımız yüzyılın sorunları ışığında Cumhuriyetin yeni yüzyılındaki hedeflerimiz başında Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemin ciddi şekilde masaya yatırılmasının geldiğini söyledi
Siyaset Haberi


Geçtiğimiz Eylül ayında kurulan İkinci Yüzyıl Derneği, Tanım ve çalışma prensiplerinin yanı sıra yapılanma modeliyle de dikkat çekiyor. 
İkinci Yüzyıl Derneği kesinlikle şahıs, kurum ve kuruluşlardan bağış talebinde bulunulmayacak, bu yöndeki teklifleri kabul de etmeyecek. Sorumluluk hisseden üyeleriyle birlikte, kuruluş ilke ve prensiplerine uygun proje sahipleriyle faaliyet gösterecek. Dernek yönetimine başvuruda bulunan proje sahiplerinin kendi sponsorlukları ve teknik çalışma ile oluşturdukları önerileri tüzükte esas olan ilkelere göre yönetimce onaylandıktan sonra kamuoyunun dikkatine ve hizmetine sunulacak. İkinci Yüzyıl Derneği bu projelerin kamuoyunda sahiplenilmesine katkıda bulunacak, medyada yer almasına çalışacak, belgesel ya da yayın haline getirerek bu çalışmaların tarih önünde belge haline gelmesine mütevazı katkıda bulunacak.
İkinci Yüzyıl Derneği, kimdir nedir, neleri hedeflemektedir bütün bunları İkinci Yüzyıl Derneği Sözcüsü Melih Morsünbül’e sorduk. 
Morsünbül, geride bırakmaya hazırlandığımız yüzyılın sorunları ışığında Cumhuriyetin yeni yüzyılındaki hedeflerinin “Siyasetçiden gazeteci için, ‘Soru sorma hakkı’, gazeteciden de siyasetçiye aynı haber ve programda ‘cevap hakkını’ savunan, farklılıkları muhafaza ederek yeniden birlikte yaşama iradesine saygı duyan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti içinde Misak-ı Milli ve Bağımsız tek devlet fikrinden taviz vermeden yeni bir ‘yurt ve yurttaş’ kavramını savunan, tüm inançların özgürlüğüne saygı gösteren, cumhuriyetçi, demokrat, demokrasiyi ve cumhuriyeti, adaleti ve demokrasiyi bir birine tercih etmek zorunda kalmayan bir yurt ve yurttaşlık kavramı. Bir kolu Kafkasya’da, bir kolu Ortadoğu’da yönü Avrupa’ya dönük Laik ve Atatürkçü bir dış politika. Kendi bakışları ile BOP değil BAP’çı, zengin, kalkınmış, demokrat, cumhuriyetçi bir Türkiye” olduğunu ifade etti.


Melih Morsünbül, derneğin manifestosunu maddeler halinde açıkladı. İşte söyledikleri;
EĞİTİMDE YENİ ANLAYIŞ
Türkiye’nin yetişmiş insan kaybını önlemek, geleceğini kurtarmak için acilen bir eğitim reformu yapılması çağrısında bulunuyoruz. Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmek için yeni bir eğitim planlaması yapmalıyız. Eğitimde bilimsellik, laiklik, adalet ve liyakati egemen kılmalıyız.
18 yılda 7 kez Milli Eğitim Bakanı değişti. Her bakan değiştiğinde yeni bir eğitim politikası ile eğitim politikalarımız bırakın yüzyıla ışık tutmaya gündelik sorunları çözmekten dahi aciz. Geleceğimiz olan çocuklarımızı emanet ettiğimiz eğitim sistemimizde ivedilikle yapılması gerekenleri sıralıyoruz;
İşe, ekseriyeti yoksulluk sınırın altında bir gelire sahip öğretmenlerin maddi sorununu ve statü sorunnu çözerek başlamamız lazım. 
Öğretmenlerin gelecek kaygısını ortadan kaldırmamız lazım.
Bütün atamalar yapılmalı, eğitimde boş kadro garabetinden kurtulmalıyız.
Taşımalı eğitime derhal son verilmeli, köy okulları yeniden açılmalı. 
Tarihimizde bir Köy Enstitüleri deneyimimiz var. Türkiye’nin kalkınma, aydınlanma hamlesine yaptıkları katkı inkâr edilemez. Buradan esinlenerek, Türkiye coğrafyasındaki bütün organize sanayi bölgelerinde yatılı teknoloji liseleri kuralım. 
AİLE DESTEK SİGORTASI
Giderek yoksullaşan hatta yiyecek ekmeği bulmakta zorlanan milyonların sorununa çare olmak üzere Aile Destek Sigortası sisteminin ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısında bulunuyoruz.
Yapılan araştırmalara göre 83 milyonluk ülkede nüfusun sadece yüzde 23’ünün taleplerini karşılayacak ekonomik güce sahibiz, Türkiye’nin çaresizce karıştırdığı çöpten, pazar artıklarından karnını doyuran yüzbinlerin yaşadığı ülke ayıbından bir an önce kurtulması gerekmektedir.
4. GÜÇ MEDYA
Gelin taraf gazeteciliğine son verelim. Gelin cevap hakkını aynı haberin, aynı programın içinde kullanalım… Gelin bir zamanların 4. Kuvvet’i medyanın yeniden saygın, güvenilir ve toplumu ileriye taşıyan bir yapıya kavuşmasını hep birlikte sağlayalım
Bugün gazetelerin sayfalarından, bilhassa televizyon ekranlarından gazetecilikle ilgisi bulunmayan yorumcular, uzmanlar eksik olmuyor. Her konuda hem ekonomik krizde hem savaş haritası başında hem de futbol konusunda uzman ya da yorumcu olan bu kişilerin gazeteci olarak adlandırılması, başta bu mesleğin hamalı olan, karda-kızgın güneş altında, gece-gündüz demeden çalışan muhabir ve foto muhabirleri olmak üzere yıllarını vermiş duayen kalem erbaplarına, haberin mutfağında dirsek çürüten emekçilerine yapılan çok büyük bir haksızlıktır
Yeni bir gazeteci tanımı yapılmalı, haberci, yazar, yorumcu, uzman gibi sıfatların “Gazeteci” başlığı içinde eritilmesinden vazgeçilmeli.
 “Yasama, Yürütme ve Yargı… Demokrasinin işlemesi için kuvvetler ayrılığı ilkesinin üç sacayağı… Ve bunları tamamlayan 4. Kuvvet medya. Gelin medyayı içinde bulunduğu amigo ya da fanatik taraftar konumundan çıkaralım ve halkın güvendiği, saygı duyduğu 4. Kuvvet Medya yapalım.
BÜROKRASİ  VE LİYAKAT
Türkiye’nin çözülmesi gereken acil sorunlarından birisinin de hayatın her alanında ama özellikle kamuda liyakatin her kademede sağlanmasıdır.
Sadece okumak ya da bir üniversite diplomasına sahip olmanın kişiyi liyakatli yapmaya yetmeyecektir. Alınan o eğitimin belli bir zaman dilimi içinde birikimle, tecrübe ile güçlendirilmesi lazım. Eğitimin üzerine çalıştığı konuda zamanla elde edilen birikim o kişiyi liyakatli yapar.
Devlet yönetiminde, bürokraside liyakatin egemen olması o devletin saygınlığını da artırır. Gelin yıllar içinde birikmiş bu insan hazinesini daha fazla heba etmeyelim ve sadece kamu değil özel sektörde de liyakati görünür kılalım.
GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER DEMOKRASİ

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’i tartışmaya açalım ve 2023’e bu sistemle girelim. Türkiye’yi uçuracak denilen “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”nin daha yolun başında çöktü, hızlı karar almak bir yana, yetkiyi tek bir kişide toplayan bu uygulamanın ülkeyi hızla demokrasiden uzaklaştırıp ekonominin daha kötüye gitmesine yol açtı. Ülkeyi tek bir kişiye emanet etmenin sakıncaları sadece Türkiye’de değil gelişmiş ve oturmuş demokrasi geleneğine rağmen, tek kişinin yönettiği ABD’de bile tartışılırken, biz neden bu yanlışta ısrar edelim ki?  Gelin Atatürk ilke ve inkılaplarından yola çıkarak, Parlamenter Sistemi, hatta Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi ciddi şekilde masaya yatıralım.
Belki eskinin Parlamenter sisteminin de birçok eksikliği vardı. Ama eskinin eksikliklerini, yanlışlarını düzeltelim derken daha büyük kaos ortamına girdi Türkiye. Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk. Bu nedenle geçmişteki eksiklikleri de göz önüne alarak yeni bir sistem tartışmasını başlatıyoruz. Türkiye’nin daha fazla beklemeye, zaman kaybetmeye tahammülü yok. 
YENİ BİR YURTTAŞLIK TANIMI
Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik buhrandan çıkmasını yeni bir yurttaş ve Yurttaşlık tanımına ihtiyaç var. Cumhuriyetçi – demokrat çizgide buluşup, farklılıkları muhafaza ederek birlikte yaşama iradesini sağlayan, yeni bir merkez-yerel anlayışını hayata geçiren bir reform yapılmalıdır.
ULUSAL VERGİ KONSEYİ
Vergi politikalarındaki çarpıklıkları gidermek ve adalet bir vergi politikası uygulamak amacıyla Ulusal Vergi Konseyi kurulmasına da ihtiyaç duyulmaktadır. Halktan toplanan vergilerin nerelere harcandığının hesabının verilmesi demokrasilerde olmazsa olmaz bir kuraldır. Ulusal Vergi Konseyi her yıl düzenleyeceği raporlarla tam bir denedim mekanizması olacaktır. Konseyin raporları Resmi Gazete’de yayınlanmalıdır…
BÜYÜK AVRUPA PROJESİ
Komşularıyla sürekli sorun yaşayan bir ülkenin tüm enerjisi ve kaynaklarının önemli bir bölümünü heba edilmektedir. Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” şiarını hayata geçirmenin şart olduğu ve bunun için ilk adımın sınır komşularımızla başlaması gerektiği bu dönemden geçmekteyiz.
Dış politikanın iç politika malzemesi yapılmasının tehlikeli bir tercihtir. Gelin yeniden komşularıyla barış içinde birlikte yaşayan, her ülkenin menfaatinin kollandığı, birbiriyle ticaret yapan bir yapıyı tesis edelim. Buna da Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı’nı (OBİT) kurarak başlayalım.
İlk aşamada Türkiye, Suriye, Irak ve İran’ın yer alacağı teşkilatın, Filistin, İsrail, Mısır, Ürdün ve Lübnan ile genişlemesi bölgenin huzur, istikrar ve refahı için şarttır. Uluslararası güçlerin çıkarlarına ters düşeceği için bu projenin hayata geçmesi pek kolay olmasa da imkânsız değildir.
Ortadoğu’daki barış girişimiyle beraber, bir kolumuz Kafkaslar’da, bir kolumuz Avrupa’da olmalı. Yönümüzü Avrupa’ya yüzümüz Ankara’ya çevrilmeli. Okyanus ötesinde planlanan ve Türkiye’nin de bölünmüş haritalarda gösterildiği Büyük Ortadoğu Projesi’nin değil, Büyük Avrupa Projesi’nin çözüm ortağı diye anılalım, BOP’çu değil BAP’çı olalım.

Kaynak: (Hab) - Haber Merkezi Editör: İsmet Akkoç
 
Etiketler: İhtiyacımız, Güçlendirilmiş, Parlamenter, Sistem,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Öne Çıkanlar
Alıntı Yazarlar
İstanbul
Yağışlı
Güncelleme: 02.03.2021
Bugün
-
Çarşamba
-
Perşembe
- 11°
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
İstanbul

Güncelleme: 01.03.2021
İmsak
06:07
Sabah
07:32
Öğle
13:21
İkindi
16:28
Akşam
19:01
Yatsı
20:20
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
57
0
5
3
18
26
2
Beşiktaş
54
0
5
3
17
25
3
Fenerbahçe
54
0
6
3
17
26
4
Trabzonspor
48
0
6
6
14
26
5
Hatayspor
45
0
7
6
13
26
6
Alanyaspor
42
0
8
6
12
26
7
Gaziantep FK
40
0
6
10
10
26
8
Fatih Karagümrük
40
0
8
7
11
26
9
Göztepe
35
0
9
8
9
26
10
Antalyaspor
34
0
6
13
7
26
11
Sivasspor
32
0
7
11
7
25
12
Konyaspor
31
0
10
7
8
25
13
Yeni Malatyaspor
31
0
9
10
7
26
14
Kasımpaşa
29
0
13
5
8
26
15
Çaykur Rizespor
28
0
10
10
6
26
16
BB Erzurumspor
25
0
13
7
6
26
17
Başakşehir FK
25
0
13
7
6
26
18
Kayserispor
25
0
12
7
6
25
19
Denizlispor
21
0
15
6
5
26
20
Gençlerbirliği
21
0
14
6
5
25
21
MKE Ankaragücü
20
0
15
5
5
25
Arşiv Arama
Haber Yazılımı