“SON – Selim İleri’ye Veda Romanı” Okurla Buluştu

Roman, öykü ve deneme türlerinde kaleme aldığı eserlerle tanınan Meltem Sancaktaroğlu’ndan Selim İleri’ye Edebi Bir Veda

Kültür Yayın: 08 Mayıs 2026 - Cuma - Güncelleme: 08.05.2026 20:10:00
Editör - İsmet Akkoç
Okuma Süresi: 7 dk.
123 okunma
Google News

 

Türk edebiyatının usta isimlerinden Selim İleri’ye duyulan sevgi, saygı ve edebi bağlılık, Meltem Sancaktaroğlu’nun kaleminde özel bir romana dönüştü. Yazarın uzun yıllar emek verdiği “SON – Selim İleri’ye Veda Romanı”, Selim İleri’nin doğum günü olan 30 Nisan 2026’da, Bilir Kitap etiketiyle edebiyatseverlerle buluştu.

Bir biyografi olmanın ötesinde, edebi bir veda metni niteliği taşıyan eser; Selim İleri’nin edebiyat dünyasında bıraktığı izleri, okurlarıyla kurduğu güçlü bağı ve Türk edebiyatındaki özel yerini roman diliyle ele alıyor.

Meltem Sancaktaroğlu, bu eserinde yalnızca bir yazara duyulan hayranlığı değil; edebiyatla kurulan derin gönül bağını, hatırlamanın inceliğini ve vedanın kelimelerle mümkün olan en zarif hâlini okura sunuyor.

Edebiyatla Kurulan Bir Vefa Yolculuğu

Selim İleri, eserleriyle yalnızca bir dönemin değil, birçok kuşağın duygu ve düşünce dünyasında iz bırakmış bir yazar olarak edebiyatımızdaki yerini koruyor. “SON – Selim İleri’ye Veda Romanı”, bu izlerin peşinden giden, edebiyatın hafıza, sevgi ve vefa ile nasıl iç içe geçtiğini gösteren özel bir anlatı sunuyor.

Kitabın Selim İleri’nin doğum günü olan 30 Nisan’da okurla buluşması, eserin taşıdığı vefa duygusunu daha da anlamlı kılıyor. Bu yönüyle roman, yalnızca bir edebi anlatı değil; aynı zamanda Türk edebiyatının usta bir ismine sunulmuş özel bir saygı duruşu niteliği taşıyor.

Kitap, Selim İleri’yi seven okurlar için duygusal bir karşılaşma; Türk edebiyatının yakın dönemine ilgi duyanlar için ise edebi bir tanıklık niteliği taşıyor.

Eser hakkında;

“SON – Selim İleri’ye Veda Romanı”, Türk edebiyatının usta isimlerinden Selim İleri’ye duyulan sevgi ve saygının roman diliyle kaleme alınmış özel bir ifadesidir. Meltem Sancaktaroğlu, bu eserinde edebiyatla kurulan bağı, hatırlamanın zarafetini ve bir ustaya veda etmenin inceliğini okurla buluşturuyor.

Selim İleri’nin doğum günü olan 30 Nisan 2026’da okurla buluşan eser, edebiyat dünyasında vefa, hafıza ve hatırlama kavramlarını merkeze alan özel bir roman olarak dikkat çekiyor.

YAZAR HAKKINDA

Meltem Sancaktaroğlu, Türk edebiyatında roman, öykü ve deneme türlerinde kaleme aldığı eserlerle tanınan bir yazardır. Yazın dünyasında özellikle insan ruhunun derinliklerine inen, hatıra ile zaman arasındaki ince ve kırılgan ilişkiyi sorgulayan metinleriyle öne çıkar. Anlatımında şiirsel, zarif ve edebi donanımı güçlü bir dil kurarken, aynı zamanda yalın gözlem gücünü de metnin merkezine yerleştirir. Bu yönüyle hem duygusal yoğunluğu hem de düşünsel derinliği birlikte taşıyan bir anlatı estetiği geliştirir.

Sancaktaroğlu’nun eserlerinde bireyin iç dünyası, kayıp duygusu, hatırlama biçimleri ve belleğin parçalı yapısı belirgin temalar olarak öne çıkar. İnsan ilişkilerinin kırılganlığı, geçmişin bugüne sızan gölgeleri ve zamanın dönüştürücü etkisi, onun metinlerinde yalnızca birer konu değil, aynı zamanda anlatının kurucu unsurlarıdır. Edebiyatı, bir ifade alanı olmanın ötesinde, insanın kendisiyle yüzleştiği, sessiz ama derin bir iç hesaplaşma mekânı olarak konumlandırır.

Yazarın dilinde duygu, süsleyici bir unsur değil; anlamı taşıyan temel yapı taşıdır. Bu nedenle metinleri, yalnızca anlatılan hikâyeler üzerinden değil, aynı zamanda dilin ritmi, cümlelerin iç müziği ve sessizliklerin bıraktığı boşluklar üzerinden de okunur. Zarafet, onun yazınında biçimsel bir tercih olmanın ötesinde, düşüncenin ve duygunun doğal bir uzantısıdır.

Sancaktaroğlu, anlatı dünyasında hem bireysel hem de kolektif hafızaya temas eden bir çizgide ilerler. Yazdığı her metin, kişisel olanla evrensel olan arasında kurulan ince bir köprü niteliği taşır. Bu nedenle eserleri, yalnızca bir okuma deneyimi değil, aynı zamanda içsel bir yolculuk olarak da değerlendirilebilir. Edebiyatı, hatırlamanın ve unutmanın sınırında duran bir bilinç alanı olarak ele alır; insanı, kendi geçmişinin içinde yeniden kuran bir dil inşa eder.

Ödülleri:

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Öykü Birinciliği
Nazım Hikmet Özel Şiir Ödülü
RADEV 2014 Yılın En İyi Yazar Ödülü

Eserleri:

“Aşk Ölmedi Ben Öldüm” (2006) -Araştırma Romanı
“Aşk Kimin Mektubu” (2009) -Aşk Romanı

Bu eserlerde aşk, yalnızlık, hafıza ve insan ilişkilerinin kırılgan doğası, duygusal ve düşünsel bir derinlik içinde ele alınır.

On yedi yıl sonra en önemli eserim dediği “SON / Selim İleri’ye Veda Romanı”, yazarın edebi yolculuğunda bir dönüm noktası niteliği taşır. Belleğin katmanlarında açılan bir yas alanı olarak kurgulanan roman, yalnızca bir vedanın değil; aynı zamanda edebiyatla kurulan derin bir bağlılığın, ustaya duyulan saygının ve zamanla hesaplaşmanın metne dönüşmüş hâlidir. Selim İleri’nin yazın dünyasında bıraktığı izler, bu romanda kişisel hafızayla birleşerek iç içe geçen bir anlatı dokusu oluşturur. Metin, kaybın sessizliğini estetik bir dile dönüştürürken, edebiyatın kendisini bir hatırlama mekânı olarak yeniden kurar.

Bu yönüyle eser, biyografik ya da anı türünün sınırlarını aşarak edebiyatın kendi varoluşunu sorgulayan bir metne dönüşür. Anlatıcı, hatırlamanın sınırlarında ilerlerken geçmişi yeniden kurma ile olduğu gibi kabul etme arasındaki gerilimde var olur. Her bölüm, bir iz, bir yankı ve bir eksilme duygusu etrafında örülür.

Roman boyunca dil, yalnızca anlatım aracı değil, aynı zamanda yasın taşıyıcısı ve anlamın yoğunlaştığı bir alan olarak işlev görür. Sessizlik, metinde bir boşluk değil, derinleşen bir anlam katmanı hâline gelir. Bu nedenle “SON”, bir bitişten çok, edebiyatın sürekliliğine açılan bir eşik olarak okunur.

Selim İleri’nin edebi mirası ise metinde yalnızca bir hatırlama nesnesi değil, yazının yönünü belirleyen bir pusula olarak yer alır. Böylece roman, bireysel bir vedadan çıkarak Türk edebiyatının belleğinde yankılanan kolektif bir okuma deneyimine dönüşür.

Niğde’de doğan Meltem Sancaktaroğlu, yazı yolculuğunu İstanbul’da sürdürmekte ve Kitap Sancak Profesyonel Editörlük Hizmetleri’nin kurucusu olarak çalışmalarına devam etmektedir.

 

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.