CHP’den Galata çıkarması!

CHP'nin, Trump'ın 'Gazze' planına karşı yapacakları yürüyüşe valilik tarafından izin verilmedi. CHP'liler, basın açıklaması için Galata Köprüsü'nün Eminönü ayağında toplandı.

Politika Yayın: 09 Şubat 2025 - Pazar - Güncelleme: 09.02.2025 22:05:00
Editör - İsmet Akkoç
Okuma Süresi: 6 dk.
125 okunma
Google News

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ABD Başkanı Donal Trump'ın Filistin halkını Gazze'den tehcir etme sözleri sonrası Galata Köprüsü'nde yürüyüş düzenlemek için İstanbul Valiliği'ne başvuruda bulunmuş, CHP'nin başvurusu reddedilmişti.

‘Nehirden Denize Özgür Filistin Yürüyüşü’ isimli yürüyüşü valilik engeline takılan CHP'liler bugün basın toplantısı için Galata Köprüsü'nün Eminönü ayağında toplandı. Polis köprünün girişlerini kapattı.

"ÇAĞLAYAN'DA O KADAR KORTULAR Kİ..."

Basın açıklamasını yapmak için alana gelen CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik şöyle konuştu:

"Buraya 3 ayrı ses arabası getirmek istedik, bir tane de portatif ses aracı ve kürsü kurmak istedik ve basın açıklamasını kürsüden yapmak istedik. Bugün sabahtan itibaren ses arabasını buraya getirmeye çalışıyorlar ama burası, tarihi yarım ada abluka altında. O ses sistemlerinin buraya kurulmasına izin verilmiyor insanların buraya gelmesi engellendi. Burada durdurulmayan araçlar  var. Ne yapıyoruz biz, burda filistinlilere yönelik bir açıklama yapıyoruz. Daha yılbaşında burada bir miting yapıldı ama bizim açıklama yapmamızı yürüyüşümüzü yasakladılar, bizim buraya ses sistemi getirmemizi engelliyorlar. Çağlayan'dan o kadar korktular ki burada sesimizi kısmaya çalışıyorlar. Bizi devletin polisi ile karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Ben bir öğretmen çocuğuyum biz devletin emekçileri ile karşı karşıya gelmeyiz."

Özgür Çelik basın açıklamasında şunları söyledi:

“Biz dün akşam buraya, basın açıklaması yapacağımız alana üç ayrı ses aracı planladık. Buraya bir kürsü koymak istedik. Bu basın açıklamasını o kürsüden yapmak istedik ama yine bir çifte standartla karşı karşıya kaldık. Burası tarihi yarımada, deyim yerindeyse şu anda bir abluka altına alınmış durumda. İnsanların buraya gelmesi engellendi. Burada durdurulmayan araçlar var. Daha yıl başında burada Gazze’yle, Filistin’le dayanışmak için bir miting yapıldı. O mitingin yapılmasına izin verenler burada bizim bir basın açıklaması yapmamızı yasakladılar. Kısa bir yürüyüş yapmamızı yasakladılar. Burada bizi devletin polisiyle karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Şunu bilsinler. Biz devletin polisiyle karşı karşıya gelmeyiz. Burada sesimizi kısmaya çalışanları kınıyorum. Toplumu korkutarak, sindirerek tükenmiş iktidarlarını sürdürmek istiyorlar. Biz asla umudumuzu kaybetmiyoruz. En kısa zamanda erken seçim sandığı gelecek ve Türkiye’deki baskıcı, otoriter rejim gidecek. Hak kazanacak, halk kazanacak.

"GAZZE'DE YAŞANANLAR SOYKIRIMDIR"

Son yıllarda Gazze’de yaşananlar bir savaş değil, soykırımdır. İsrail, dünyanın gözünün önünde çocuk, kadın demeden katliamlar yaptı. Son 1,5 yılda Gazze’de 50 bine yakın insan katledildi. 2 milyondan fazla insan yerinden edildi. Gazze yerle bir edildi. Hastaneler, okullar, yollar hatta çadırlar hedef alındı, bombalandı. İnsanların yuvaları, yaşam alanları, moloz yığınlarına çevrildi. Üstelik bunların hepsi tüm dünyanın gözünün önünde gerçekleşti. Bu insanlık suçuna karşı dünya ne yazık ki sessiz kaldı. İsrail, tüm uluslararası hukuk kurullarını hiçe sayarak soykırım ve katliamlar gerçekleştirdi. Bu katliamlar insanlık tarihine kara bir leke olarak geçti. Peki, bu katliamların yaşandığı sırada ülkemizdeki siyasi iktidar ne yaptı? İktidar, kamuoyu baskısı sonucunda İsrail’le ticareti durdurduğunu açıkladı ancak Metin Cihan başta olmak üzere gazeteciler ve araştırmacılar, İsrail’le ticaretin devam ettiğini ortaya koydular. Görüyoruz ki üçüncü ülkeler üzerinden İsrail’e dolaylı yollardan ticaret devam ediyor. Bu ticareti protesto eden gençler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor ve susturulmaya çalışılıyor.

Buradan İstanbul’un muhalefet partisi olarak iktidara soruyoruz. Ticaretin durduğunu söylüyorsunuz ama gemiler hâlâ İsrail’e gidiyor. Bu nasıl ambargodur? Eğer gerçekten İsrail’in işgal ve soykırım politikalarına karşıysanız neden sevkiyat yolları hâlen açık durumda? Sadece iç kamuoyunu kandırmak için mi ticaretin durduğunu söylüyorsunuz. Meclis’te İsrail’le ticaretin araştırılmasına yönelik önergeler verildi. Bu önergeleri iktidar partisi neden reddetti? İsrail’e ticareti 26 kat arttıran bir iktidar, Filistin’in yanında olabilir mi? Bu soruları soruyoruz ancak biliyoruz ki bu sorular da yanıt yanıtsız kalacak. Tıpkı araştırma önergeleri reddedildiği gibi bu sorular da cevap bulamayacak. Çünkü biliyoruz ki, mitinglerde attıkları nutuklar, meydanlarda yaptıkları şovlar sahte bir Filistin duyarlılığından ibaret. Filistin davasından siyasi rant devşirenlerin bu ikiyüzlü tutumları özellikle son haftalarda çok daha fazla açığa çıktı. Bugünlerde Filistin halkı, emperyalist güçler tarafından sürgün edilmek isteniyor. ABD Başkanı Trump, Filistin halkını Gazze’den Mısır’a ve Ürdün’e zorla gönderme ve Filistinlilerin ülkesine el koyma planları yapıyor. Bu planlarını kamuoyuna açıklıyor. Bunun adı sürgündür.

Filistinlileri vatanlarından kopartmak, ülkelerini gasp etmek isteyen bu emperyalist işgalci anlayışı kınıyoruz. O topraklar Filistinlilere dedelerinden, atalarından emanet. Filistinlilerin tarihi mücadelesini yerle bir etmek istiyorlar. Siyasi iktidarın bu konudaki suskunluğu ülkemiz açısından vahim bir tablodur. Buradan soruyoruz. Filistin davasını yıllarca kendi siyasetinin bir aracı olarak kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan neden suskundur? ‘One minute’ diyerek ortalığı inleten Sayın Cumhurbaşkanı’nın aklına Filistin davası sadece seçim zamanları mı gelmektedir? Bu soruları iktidara yöneltirken biz CHP olarak bu insanlık dışı planın karşısında mazlum Filistin halkının yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Biz bu emperyalist saldırganlığa karşı göğsünü siper etmişlerin evlatlarıyız.”

 

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.