Katliamın adına büyüme diyorlar

Zafer Partisi Basın ve İletişimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nazif Okumuş, Zonguldak İl Başkanlığında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Politika Yayın: 25 Nisan 2026 - Cumartesi - Güncelleme: 25.04.2026 19:52:00
Editör - İsmet Akkoç
Okuma Süresi: 3 dk.
126 okunma
Google News

 

Nazif Okumuş yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizin yoğun iç ve dış gündemi arasında bugün “Karaelmas” veya “Kömürkent” diye de anılan Zonguldak’tayız. Yurdumuzun her tarafında yeraltı zenginliklerimize el atılıp rantlar oluşturuluyor. Modern Türkiye’nin de sanayileşmesine enerji açısından büyük katkıda bulunmuş Zonguldak’ın ekonomik ve siyasal varlığında, madenciler ve madenin önemli payı vardır. Bu yüzden madencilikte yaşanan dramatik gelişmeler halkımızı Zonguldak özelinde de düşündürmektedir.

Başlangıçta çalışma şartları ve işyeri güvenliği açısından tartışılan madencilik ve madenciler, dünyanın tüm edebiyat çevrelerinin de kahramanları olmuşlardır. Bizim madencilerimiz de yerin altından sadece kömür veya başka bir maden çıkaran değil; deprem gibi afetlerde enkazın altından can çıkaranlardır. Ülkeleri için hiç tereddüt etmeden koşan madencilerimizin bu fedakârlık ve sorumlulukları da nesilden nesile akıyor. Kahramanları sefilleştirdiler.

Madenciler bugün maaş ve hakları için aç biilaç yollarda, meydanlardadır. Başkent Ankara’nın sefil kaldırımlarında hak arayışındalar. Dört elle sarıldıkları devletin şefkatli, merhametli ve makul ellerinden de mahrumlar.

1800’lü yılların son çeyreğinde yaygınlaşıp yabancı sermayede olan madenlerimiz Atatürk’ün kurduğu İş Bankası’nın maden şirketleri de kurmasıyla kömür çıkarmaya el atmıştı. Bu sayede Türk işçisinin alın teri kutsallaştırıldı. Emeği, çağdaş haklarla zenginleşti.

AKP iktidarında ise emek-üretim ve barış denklemi bozuldu. Tüm yurtta doğaya el atıldı. HES’lerle sulara set vuruldu. Akarsuların yatakları kurudu, topraklarımız çoraklaştı. İmara açılan alanlarda tabiatla savaşan, halkla inatlaşan, direnen bürokrasiyi bile soruşturmalarla hizaya getirmeye çalışan siyasi zihniyet hortladı.

Göğe yükselen nefessiz – rüzgarsız beton yığınlarını şehirlerin modernlikleri diye yutturmaya çalışıyorlar. Betonlara attıkları imza ve projelerle doğanın katledildiğini görmek istemiyorlar. Bilirkişi değerlendirmelerini, hileli ÇED raporlarını, ekolojik dengenin bozulacağı endişelerini umursamıyorlar. Rezerv yapı alanı gibi alicengizce buluşlarla yeryüzünü parselleyenler, yeraltını da maden sahası ilan edip şantiyelere açıyor. Doğa katliamlarının adına da “Büyüme” diyorlar.

Türk Milleti’nin korunması gereken zenginlikleridir bunlar. Artvin’den Akbelen’e, Giresun’dan Diyarbakır’a, Siirt’ten Çanakkale’ye, Elazığ’dan Bilecik’e, Trabzon’dan Eskişehir’e, Erzincan’dan Bursa’ya, Ordu’dan Hatay’a yurdun her köşesinde gözü dönmüşler hem halkımızın, hem de kendi çalışanlarının kabusu oluyorlar.

AKP iktidarı, emeği sömürenin yakasına yapışacağı yerde, hayatları çalınan işçilere ve destekçilerine güç kullanıyor. Akan sulara, yeraltındaki zenginliklere el atıp çılgınlaşanları Türk milleti ibretle izliyor.

Varlıklarımızın pervasızca çar çur edilmesine ve emekçilerimizin haklarının çalınmasına karşı Zafer Partisi olarak her yerde mazlumlarla birlikte mücadeleyi sürdüreceğiz.”

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.